2 Mayıs 2005 - Aksiyon Haftalık Haber Dergisi
-
İstanbul Ticaret Odası’nın bir araştırmasına göre Türkiye’deki şirketlerin yüzde 80’i ilk iki yılda, yüzde 90’ı ise ilk beş yılda batıyor. Kurulan her yüz şirketten sadece 10’u varlığını uzun yıllar sürdürebiliyor. Kadın Girişimciler Derneği, kadınlar tarafından kurulan şirketlerin uzun vadeli olabilmesi için usta-çırak yöntemini geliştirmiş durumda. Mentörlük Projesi ile tecrübeli ve başarılı iş kadınları, genç hemcinslerini gönüllü olarak yetiştiriyor.
Birkan Sunar, Ankara’daki atölyesinde doğal sabun üreten bir iş kadını. “Sabuni” markasını pazarlıyor. El yapımı sabunların üretiminde ana hammadde olarak yemeklik zeytinyağını kullanıyor. Elleri kuruyan oğlu için evinde başladığı doğal sabun üretimini, şimdi girişimci kadın kimliği ile sürdürüyor. “Sabun üreten kişi” anlamına gelen “Sabuni” markasını kullanan Birkan Sunar’ın girişimcilik öyküsünü asıl ilginç kılan ise Kadın Girişimciler Derneği’nden (KAGİDER) aldığı eğitim ve mentörlük desteği.
Bilgisayar Yazılım Şirketi Merlin’in Yönetim Kurulu Başkanı Melek Bar Elmas, Sunar’ın işinin geliştirilmesine gönüllü destek veriyor. İkili yaptıkları işbirliğini, bir nevi usta-çırak ilişkisi olarak tanımlıyor. Mentörlük eşleşmeleri, ana hedefi kadın girişimcileri desteklemek ve sayılarını artırmak olan KAGİDER’in bu alandaki en somut faaliyetlerinden. 2003’te başlayan çalışmada kadın girişimciler önce eğitim sürecinden geçiriliyor. Sonra seçilen isimlerle tecrübeli kadın girişimciler arasında mentör eşleşmeleri yapılıyor.
Mentör olabilmek için tecrübeli iş kadını olmak da tek başına yeterli değil. NLP ve Bireysel Koçluk uzmanı Gülsün Zeytinoğlu, gönüllü mentörleri eğiten isim. Tamamen bilimsel yöntemlere göre yapılan eşleşmelerde, çırak ile ustanın kişilik özelliklerinin uyumuna bile dikkat ediliyor; hatta kişilik analizleri bile çıkarılıyor. Melek Bar Elmas, derneğin çalışması planlanırken KOSGEB ve Dünya Bankası Girişimci Geliştirme Programları’ndan faydalandıklarını söylüyor. Yeni girişimcilere destek verilirken, işini geliştirecek kişinin ne kadar istihdam sağlayacağına ve Türkiye için yeni bir iş fikri ve vizyonu ortaya koyup koyamayacağına dikkat ettiklerini belirtiyor. Eğitim süreci pazarlama, iş hukuku, reklam boyutu, finans, şirketlerin iş işleyişleri gibi konuları kapsıyor. Birkan Sunar, şirket sloganlarının bulunmasına kadar seminerlerde ayrıntıya inildiğini ve eğitimlerin bir beyin fırtınası şeklinde geçtiğini dile getiriyor.
İş gelişirken ben de gelişiyorum
Birkan Sunar’ın KAGİDER ile tanışıklığı bir gazete ilânıyla başlamış. Melek Bar Elmas’la tanıştıktan sonra iş hayatına bakış açısının tamamen değiştiğini söylüyor: “İşim gelişirken ben de gelişiyorum.” Melek Bar Elmas ise kişilerin kendi büyüklükleri oranında işlerini geliştirebileceklerini kaydederek, zihin yapısı, vizyon ve bakış açısı gelişmediği zaman, işin gelişmesinin de zor olacağını vurguluyor. İşini geliştirmek isteyen herkes öncelikle bu proje çerçevesinde dernekten fon beklemiş. Elmas ise para vermek yerine balık tutmayı öğrettiklerini belirtiyor. Birçok şirkette yöneticilik yapmış isimlerin, girişimciliğe başladıktan sonra başarısız olduklarını hatırlatarak, “İşveren olarak çalışan yönetmekle, yönetici olarak çalışan yönetmek çok farklı şeylerdir. Patronluk bambaşka bir iştir ve büyük şirketlerde yüzlerce insanı yöneten müdürler, patron olarak bazen beş kişiyi idare etmekte zorlanır. Biz bu projede işveren mantalitesini de vermeye çalışıyoruz. Çünkü çalışanları ile geçinemediği için işini büyütemeyen birçok yeni girişimci var.” diyor.
İstanbul Ticaret Odası’nın bir araştırmasına göre Türkiye’deki şirketlerin yüzde 80’i ilk iki yılda, yüzde 90’ı ise ilk beş yılda batıyor. Kurulan her yüz şirketten sadece 10’u uzun yıllar varlığını sürdürebiliyor. Bu açıdan mevcut girişimcilerin büyük çoğunluğu birkaç kez batıp, sonra tekrar işini kuran isimler. Mentör eşleşmelerinin temel hedefi de zaten bu erken yok oluşları engellemek.
…
KAGİDER Başkan Yardımcısı Yasemin Tutal Güzelkan da kısa süre önce Denizli merkezli Doğan Vinç Sanayi’nin kurucusu Serpil Doğan’a mentörlük yapmaya başlamış. Doğan, girişimcilik öyküsü dernek katkısı ile başlayan bir isim değil; ancak o işini uluslararası boyuta taşıyabilmek için eğitim programına katılmış. Yasemin Tutal, proje kapsamında özellikle iş fikrini oluşturmuş ve belli aşamaya gelmiş girişimcilerin işletmelerini, ayakta durup yol alabilir hale getirmeyi hedeflediklerini söylüyor. Projede sürdürülebilirlik öne çıkarılıyor. Türkiye’de şirketlerin hızlı kuruldukları gibi, hızlı da yok olmaları böyle bir anlayışı zorunlu hale getiriyor.
…
Kadın girişimciler yüzde 1 bile değil
KAGİDER, 2002 yılında 37 kadın girişimci tarafından kurulmuş genç bir sivil toplum kuruluşu. Halen 104 kadın girişimciyle yoluna devam ediyor. Mentörlük eşleşmeleri dışında, kadının ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal olarak güçlenmesini desteklemeye yönelik çalışma yürüten sivil toplum kuruluşlarına finansal destek sağlamak amacıyla Kadın Fonu Projesi hayata geçirilmiş durumda.
Boyner Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ümir Boyner’in başkanlığını yaptığı fonun hedefi, Türkiye’nin her bölgesinden kadın kuruluşlarının projelerine maddi destek sağlamak. Yine AB Aktif İş Gücü Programı kapsamında İşkur tarafından desteklenen “Su Damlası” projesi de, mevcut kadın girişimcileri destekleyerek sayılarını artırmayı amaçlıyor. Ankara, İzmir, Bursa, Adana, Denizli, Gaziantep ve Kayseri’de yürütülen proje, üniversitelerle ticaret ve sanayi odaları tarafından destekleniyor.
Türkiye çapında kendi işini kurmak isteyen tüm kadınlara eğitim ve danışmanlık desteği vermek amacıyla, Kocaeli Avrupa Birliği İş Geliştirme Merkezi (ABİGEM) ile işbirliği yaparak ‘Girişimci Bilinci Seminerleri’ni başlatan dernek, ayrıca, Türkiye’de KOBİ’lerin AB’den fon alabilmelerine yönelik verilen bir eğitim seminerleri projesini de yürüttü. Türkiye’nin farklı bölgelerinde verilen eğitimlerle birçok girişimci AB’den nasıl fon alabileceği konusunda bilgilendirildi. Derneğin kadın girişimcileri bu kadar öne çıkarmasının haklı gerekçeleri de var aslında. Yasemin Tutal, son yapılan tespitlere göre Türkiye’deki kadın girişimci oranının binde 7 olduğu bilgisini vererek soruyor, “Bu oran bile kadınları iş dünyasına çekme çabamız için yeterli bir gerekçe değil mi?”



