27 Kasım 2006 - Hürriyet Gazetesi
-
Sabunda Osmanlı’nın geleneğini bitkisel sabunla bugüne taşıdı:
Saf zeytinyağı, aromatik yağlar ve içme suyu ile bitkisel doğal sabun üreten “Sabuni” markasının yaratıcısı Birkan SUNAR, butik usulü çalıştıklarını belirterek, “Sipariş edilen sabunu 45 gün içinde kişiye özel etiketi ve ambalajı ile teslim ediyoruz” dedi.
ANKARA’NIN başarılı kadın girişimcilerinden Birkan SUNAR, 2002′de yarattığı Sabuni markasıyla, kişiye özel, bitkisel doğal sabunlar üretiyor. “Osmanlı sabunlarını yaşatıyoruz” sloganıyla yola çıkarak, yaklaşık dört yıldır saf zeytinyağından el yapımı sabunlar üreten SUNAR, Ankara Hürriyet’e konuk oldu. Sabunların üretiminde hammadde olarak saf sofralık zeytinyağ kullandıklarına dikkat çeken SUNAR, tüketicilere sabun alırken içeriğe bakmaları ve cilt sağlığı için kimyasal içeriği olan ürünleri kullanmamaları tavsiyesinde bulundu. SUNAR, butik usulü çalıştıklarını, standart sabunlarının yanında müşteriden özel sipariş alarak kişiye özel içerikli, ambalaj ve etiketli ürünler de yaptıklarını belirterek, Osmanlıca’da “sabun yapan kişi” anlamına gelen Sabuni’nin kuruluş hikayesini, özelliklerini ve projelerini anlattı.
OĞLUM İÇİN ÜRETTİM
İstanbul’da 10 yıl Halkla İlişkiler alanında çalıştıktan sonra oğlumun doğumuyla birlikte iş hayatına ara verdim. Hem çocuğuma vakit ayırabileceğim hem de seveceğim bir konuda çalışmak istedim. Fitoterapi ve aromaterapiye ilgim hep vardı. Sabunlara olan merakım ise oğlumun bebekliğinde ihtiyaçtan ortaya çıktı. İyi ve kaliteli bir sabun kullanmak istedim. Sabun hakkında araştırma yaptıktan sonra “Özel bir sabun yapamaz mıyım?” diye düşündüm. Önce bir kimyagerden özel danışmanlık aldım. 2001′de ise halkın sabun konusunda bilgilenebileceği bir kaynak yaratmak amacıyla internet sitemi kurdum. Aynı yıl Rotary Kulubü’nün danışmanlık desteğini kazandım ve işletmeye yönelilk bir eğitim alarak 2002′de Turuncu Limited Şirketi’ni kurdum. 2003′de ise Kadın Girişimciler Derneği’nden (KAGİDER) danışmanlık desteği aldım.
TARİHİ YAŞATIYORUZ
Yaptığım araştırma sonucu sabunculuğun Osmanlı sanayisine ön ayak olan sektörlerden biri olduğunu, Osmanlı saraylarında zeytinyağından yapılan sabunların baş köşede durduğunu öğrendim. Sabuni’nin çıkış sloganı da “Osmanlı sabunlarını yaşatıyoruz” oldu. Halk arasında “Sabun kullanmayın, cildi yıpratır” derler. Oysa bu kimyasal hammadde içeren sabunlar için geçerlidir. Kimyasal ürünler kiri temizlerken cildin doğal yağ tabakasını da yok eder. Cilt kalkanını kaybeder, zarar görür. Bu nedenle temizlerken nemlendirecek yumuşak bir ürün tercih edilmeli. Bizim temel hammaddemiz sofralık zeytinyağ. Bunları alternatif tıp tarafınan etkileri kanıtlanmış biberiye, bal badem, kayısı, lavanta gibi aromatik yağlarla çeşitlendiriyoruz.
Ankara genelinde 25 ayrı noktada: Sabuni ürünlerinin eczane, güzellik salonu ve spa merkezleri ile ekolojik ürün mağazalarında satıldığını belirten SUNAR, Ankara’da 20-25 noktada satış yaptıklarını, aylık 7 bin adet üretim kapasitesine sahip olduklarını kaydetti. Sabuni’nin kadınları çalışma hayatına kazandırmak gibi bir misyonu da olduğunu, bu amaçla kadınlarla satış amaçlı işbirliği yaptıklarını belirten Sunar, “Ev hanımları toptan fiyatına ürünlerimizi alıp perakende fiyatına satıyor. Bunun için herhangi bir giriş aidatı da almıyoruz” dedi.
SUNAR, soğuk pres yöntemiyle imalat yaptıklarını belirterek üretim aşamasını şöyle anlattı: “Özel sabun suyu ve zeytinyağ karıştırılıyor. Sabunlaşma sağlandıktan sonra bal badem, biberiye, kayısı, lavanta veya diğer aromatik yağlar ekleniyor. Tahta kalıplara dökerek dinlenmeye bırakılıyor. 3 gün ile bir hafta arasında dinlendikten sonra özel kalıplarla kesiliyor. Marka basılıyor. Sabunlarımız soğuk pres yönetmiyle üretiliyor, çünkü sıtılarak yapılan sabunlar besleyici özelliğini kaybediyor.
Sabunlarınızın rengi neden yeşil değil
Bize başta “Sabunlarınız zeytinyağından yapılıyorsa neden yeşil değil?” diye eleştiriler gelirdi. Oysa genel kanının aksine zeytinyağ yeşil değildir ve ondan da yeşil renkte sabun elde edilmez. Bizim kullandığımız hammadde saf sofralık zeytinyağ olduğu için sabunlarımızın rengi de krem rengidir. Zeytinyağlı denilen bazı sabunlara yeşil rengi veren zeytinyağ üretildikten sonra arta kalan “prina” denilen atık yağdır. Bundan üretilen sabun da yeşil veya kahverengi olur. Elimize sabun alınca gayri ihtiyari hemen koklarız. Oysa, eğer sabun kokulu ve renkliyse doğal değildir. Bizim sabunlarımızda koku ve renk olmaz çünkü alkol, renklendirici veya kimyasal bazlı hammadde kullanmayız. Sadece lavanta, biberiye gibi bazı keskin aromatik yağlar kullandığımız sabunlar kokuludur.



